Acente şirketlerle mutabakat sağlayamamaktan rahatsız

Sigortacı Gazetesi Ağustos 2014
SAB Başkanı Doğan Şen, Acentelik Yönetmeliği’nin 18’inci maddesinin 1 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe gireceği bilgisini verdi. Bu maddenin hesap planı ve mutabakatını içerdiğini aktaran Şen, acenteler için özellikle kredi kartlı tahsilatlarda yaşanan mutabakat sorununun ciddiyetini vurguladı.
Acenteler şirketlerle mutabakat sağlayamamaktan rahatsız
SAB Başkanı Doğan Şen, Acentelik Yönetmeliği’yle ilgili endişelerini dile getirdi. 22 Nisan’da yayınlanan yönetmeliğe acentelerin uyum sağlaması için 6 ay süre verildiğinden bahseden Şen, yönetmeliğin 18’inci maddesininse 1 Ocak2015 tarihinde yürürlüğe gireceği bilgisini verdi.
2008 yılında yayınlanan Acentelik Yönetmeliği’nin değişen ve gelişen şartlara yetmediğini belirten Şen, bunun için yeni bir yönetmeliğe ihtiyaç duyulduğundan bahsetti. “Yeni yönetmelik taslağı birkaç kez değişik versiyonlarda sigorta sektörüne sunulmuş, STK’lardan ve Ticaret Odası Meslek Komitelerinden görüş istenmişti. SAB olarak her defasında görüşlerimizi Sigortacılık Genel Müdürlüğü’ne sunmuştuk.
26 Mart 2014 tarihinde Ankara’da TOBB binasında yapılan ve Ender Yorgancılar, Ahmet Genç, Mevlüt Söylemez ve Türkiye’deki tüm sigorta acente dernek başkanlarının katıldığı Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’nda, acentelerin sorun ve sıkıntıları paylaşılmış, Acenteler Yönetmeliği’nin bir an önce çıkartılması sayın Ahmet Genç’ten talep edilmişti. Yönetmelik Taslağı ile ilgili sadece 3-4 madde üzerinde görüş alışverişinde bulunulmuş, herhangi bir mutabakata varılamamıştı” diyen Şen, bu nedenle yönetmeliğin acentelerin arzu ettiği şekilde çıkmadığını ifade etti.
‘18’İNCİ MADDEDEN SAB SORUMLU DEĞİL’
STK’ların dışındaki acentelerin, özellikle yönetmeliğin hesap planı ve hesap mutabakatı konulu 18’inci maddesinin çıkmasında SAB’ı sorumlu göstermeye çalışmalarının tamamen bilgi yetersizliğinden olduğunun altını çizen Şen, yönetmeliğin çıkmadan önce üç kere taslak halinde kamuoyuna duyurulduğunu ve bu taslakların hepsinde hesap planı ve mutabakatının yer aldığını ifade etti.“20 Şubat 2013 tarihinde SAB olarak düzenlediğimiz panelde Ocak 2013’te görüşe açılan taslak yönetmelik görüşüldü. Bugünkü yönetmelikte 18. maddede yerini alan ‘Hesap planı ve hesap mutabakatı’ konulu husus taslakta da aynı madde numarasıyla ve aynı metinle yerini almıştı. Neden bu taslaklara o zaman itiraz etmediniz, görüşlerinizi sunmadınız ve bu görüşlerinizi sektörle paylaşmadınız diye bu acenteler size sormazlar mı?” ifadelerini kullanan Şen, 2008 tarihli eski yönetmelikteki hususla yeni yönetmeliği şu şekilde kıyasladı:“2008 tarihli eski yönetmelikte de hesap mutabakatı şu şekilde yer  almaktaydı:
– MADDE 14 – (1) Acentelerin hesap ve kayıt düzeninin, şirketler ile ilgili hesaplarda üçer aylık dönemler itibariyle mutabakat sağlayacak şekilde oluşturulması gerekir.
(2) Acenteler ve sigorta şirketleri kendi aralarındaki ilgili hesaplarda, üçer aylık dönemler itibariyle hesap mutabakatlarını sağlamak zorundadırlar.
‘MUTABAKAT DOĞRU YAPILMALI’
Demek ki gerçekten böyle bir sorun var ve bu sorunun çözümü için Sigortacılık Genel Müdürlüğü eski yönetmelikte ve bu yönetmelikte bu hususa yer verdi. Yeni yönetmelikte madde aynen şöyle yazıldı:
– MADDE 18 – (1) Sigorta şirketleri ve acentelerin hesap ve kayıt düzenlerini poliçe bazında takibe ve üçer aylık dönemler itibariyle mutabakat çalışmasına uygun olacak şekilde oluşturmaları ve en geç ilgili dönemi takiben bir ay içinde mutabakat sağlamaları gereklidir.
(2) Acenteler tarafından tahsil edilen primler çalıştıkları şirketler bazında ayrı kayıtlarda takip edilir.
(3) Acenteler, hesaplarını ve mali tablolarını Müsteşarlıkça belirlenecek Tek Düzen Hesap Planı’na uygun olarak tutmak zorundadır.”
‘TOPLU KAPAMA YÖNTEMİYLE ÇALIŞAN ACENTELER ZORLANIYOR’
Acenteler ile sigorta şirketleri arasında mutabakat yapmanın bazı nedenlerden dolayı imkansız hale gelebildiğini kaydeden Şen, özellikle kapalı ödeme tipiyle çalışan acentelerde böyle bir sorun olmamakla beraber, toplu kapama yöntemiyle çalışan acentelerde bu sorunun mutlaka yaşandığını aktardı.
“Öncelikle şunu açıklamak isterim 2014 yılı için komisyon gelirleri 80 bin lira altında olan gerçek kişi acenteler ikinci sınıf usulde defter tutabilir, yaptığım açıklamalar birinci sınıf defter tutmak zorunda olan acenteler için verilmiştir. Acenteler ticari işletmeler için uygulanması zorunlu tek düzen hesap planı ile muhasebe kayıtlarını tutarlarken, sigorta şirketleri kendileri için tanımlanmış özel hesap planları ile muhasebe kayıtlarını tutmaktadır” diyen Doğan Şen, acenteler tarafındaki bir poliçe kaydı muhasebe maddesi örneğini de gazetemizle paylaştı:
“120 SİGORTA ALICISI: 1.000 LİRA BORÇLU
320.01.01 ABC SİGORTA ŞİRKETİ: 1.000 LİRA ALACAKLI
320.01.02 ABC SİGORTA ŞİRKETİ (KOMİSYON HS): 150 LİRA BORÇLU
600.01 ABC SİGORTA ŞİRKETİNDEN (KOMİSYON GELİRLERİ HS): 150 LİRA ALACAKLI
Bu poliçeye ilişkin sigorta acentesi tahsilat yaptığında (peşinat için 100 lira nakit + 100 lira x 9 taksitli kredi kart talimatı aldığını varsayalım)
100 KASA HS: 100 LİRA BORÇLU
108 DİĞER HAZIR DEĞERLER: 900 LİRA BORÇLU
120 MÜŞTERİ HESABI:1.000 LİRA ALACAKLI
Acente nezdinde müşteri ödemesini yapmış, hesabı kapanmıştır, ta ki kredi kart talimatı karşılıksız çıkana  dek. Acente aldığı kredi kart talimatını ABC şirketinin sistemi üzerinden girdiği için ödeme muhasebesi şu şekilde oluşur:
320.01 ABC ŞİRKETİ HS: 900 LİRA BORÇLU
108 DİĞER HAZIR DEĞERLER: 900 LİRA ALACAKLI
Bu kayıtlara göre acentenin mizanı şu şekilde neticelenir:
HESAP ADI                                BORÇ –ALACAK- BORÇ BAKİYESİ -ALACAK BAKİYESİ
KASA HESABI                              100          –                       100                                    –
HAZIR DEĞERLER                       900        900                       0                                      0
MÜŞTERİLER                            1.000     1.000                        0                                      0
ABC ŞİRKETİ                                900     1.000                                                            100
ABC ŞİRKETİ KOMİSYON HS     150             0                   150                                       0
KOMİSYON GELİRLERİ                –             150                    –                                      150
Bu sonuca göre ay sonu acente sigorta şirketine 100 lira ödeme yapar, 150 lira komisyonunu alır. Veya dahilde mahsup ederek sigorta şirketinden 50 lira alır.”
MUTABAKAT SORUNUNU OTORİTE ÇÖZMELİ’
Doğan Şen, sigorta şirketleri kredi kart talimatlarını taksit bazında tahsil ettikçe, acentenin müşterileri hesabına alacak olarak kaydettiği için ay sonu acenteden 100 lira istediğini, ayrıca acentenin 900 lira borçlu gösterildiğini söyledi. Bu durumun acente ile sigorta şirketi arasında mutabakatsızlığa neden olduğunu söyleyen Şen, “Bilindiği üzere acenteler sigorta şirketine aracılık eder. Poliçe primine, müşterinin borcuna kefil değildir, vadesi gelmemiş prim tutarından dolayı borçlu olamazlar. Acenteler sigorta şirketine karşı
tahsil ettikleri miktar kadar borçlu olurlar. Yönetmelik gereği acente ile sigorta şirketi üç ayda bir hesap mutabakatı imzalar, birçok acente meslektaşım önüne konulan hesap mutabakatını, kendi hesaplarıyla karşılaştırmadan imzalıyor, bu da bir ihtilaf durumunda acente aleyhine gelişebiliyor” dedi.
Bu nedenle, acente ile sigorta şirketinin hesap planlarında özellikle vadeli çekler, kredi kart talimatları ya da otomatik ödeme talimatları bazında işlem ve uygulama standardı getirilmesi gerektiğine değinen Doğan Şen, acenteler için çok ciddi bir sorun olan mutabakatın, daha doğrusu mutabakatsızlığın, Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün hazırlayacağı bir genelgeyle çözülebileceğini ifade etti.
‘PRİMLERİ ŞİRKETLER BAZINDA KAYDETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL’
Yine aynı maddenin ikinci fıkrasındaki “Acenteler tarafından tahsil edilen primler çalıştıkları şirketler bazında ayrı kayıtlarda takip edilir” cümlesinin tedirginliğe neden olduğunu aktaran Şen, bu cümleden tahsil edilen primlerin ayrı hesaplarda takip edilmesi gerekir gibi bir anlam çıktığını, muhasebe tekniği açısından bunun da mümkün olmadığını söyledi. Bilançonun aktif tarafında yer alan kasa hesabı veya banka hesaplarının her bir sigorta şirketi için ayrı ayrı tutulmasının mümkün olmadığından bahseden Şen, “Kaldı ki bu kadar teferruatlı muhasebe işlemleri acenteye yeni yükler getirdiği gibi, personel maliyetlerini de artırıyor ve acentenin asıl işi olan sahaya çıkarak yeni istihsal yaratma zamanını elinden alarak acenteyi masaya mahkum hale getiriyor” şeklinde konuştu. İkinci fıkrayı yazan kişinin, aslında, bilançonun pasif tarafında yer alan sigorta şirketlerinin alacağı ayrı ayrı hesaplarda tutulmalı demek istediğine inanan Şen,sözlerini şöyle tamamladı: “Buradaki ifade hatalı olmuştur. Bu konularla ilgili derneğimiz olarak, SAİK ve Sigortacılık Genel Müdürlüğümüz ile görüşmeler yaptık, pek yakında bu yanlış anlamanın düzeltilmesini bekliyoruz. Biz SAB olarak kendimize taraf olan konularda değil, tüm sektörün, tüm tarafların kazanacağı modeller oluşturmak için çalışıyoruz. Sektörümüzün güzel günler göreceği günler yakındır. Amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Herkesten bunu bekliyoruz.”
Sigortacı Gazetesi Temmuz 2014
Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Doğan Şen, III. Ulusal Sigorta Sempozyumu hakkında yorumlarda bulundu. Yeterli katılım olmadığından ötürü sempozyumdan sektör için bir umut ışığı çıkmadığını iddia eden Şen, tüm sektör oyuncuları istemedikçe sektörün hal ve gidişatının düzelmeyeceğini öne sürdü.
Sigortacılığın iyileşmesi için tüm sektör el ele vermeli
Sigorta Acenteleri Derneği (SAB)Başkanı Doğan Şen, III. Ulusal Sigorta Sempozyumu’na tüm dernek temsilcileri ve acenteler olarak büyük bir beklenti ve heyecanla katıldıklarını belirtti. Ancak toplantının başlamasıyla bu sempozyumdan acenteler ve sektör için bir umut ışığı çıkmayacağının anlaşıldığını ifade eden Şen, “Çünkü sempozyumun ilk oturumunda toplam beş sigorta şirketinin genel müdürü, bir de TSB’yi temsilen Genel Sekreter Vekili Mehmet Kalkavan vardı. TSB tarafındaki katılım ne yazık ki sadece bu kadardı” dedi.
Oysa sempozyumda devlet tarafından müsteşar yardımcısı başta olmak üzere Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün tam kadro orada olduğunu bildiren Şen, ayrıca TOBB, SAİK, SEİK, İTO Meslek Komitesi, SEGEM, sigorta acente dernekleri, eksperler ve acentelerin de orada olduğunu aktardı. Düzenleyiciler ve satıcıların katılım çoğunluğu sağladığını söyleyen Şen, asıl çözümü oluşturacak, yeni projeler üretecek, acentesini kucakladığını ifade edecek, sektöre moral ve pozitif enerji verecek çok sayıda sigorta şirketini ve genel müdürünü gözlerinin beyhude aradığını kaydetti.
TSB’yi temsilen Başkan Yardımcısı Ragıp Yergin’in “Yakın gelecekte prim üretimindeki artışa paralel gerek acente, gerekse banka acentesi sayısında bir artış yaşanacağını düşünüyoruz” dediğinden bahseden Şen, şöyle devam etti: “Yergin, orta vadede uzaktan satışların artmasının ve aslan payının internet satışlarında olmasının beklendiğini söyleyerek, sigorta şirketlerinin bu alana şimdiden odaklanmasını önerirken, açık ve net bir şekilde yakın gelecekte acentelerin payının azalacağı, alternatif satış yöntemlerinin, direkt satışların klasik acente satışlarının önüne geçeceği ifade edildi.”
‘KAYGI İÇİNDEYİZ’
“Yine Hazine Müsteşar Yardımcısı Burhanettin Aktaş ‘Mayıs ayında yürürlüğe giren yeni bir yönetmelikle de teknolojik gelişmelere paralel olarak satışların internet kanalı, çağrı merkezi ve benzeri uzaktan satış yöntemleriyle yapılabilmesinin önü açılmıştır’ demiş; ardından da Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Ahmet Genç, uzaktan satış yöntemleri içinde web satışları, kiosk satışları, marketten ve mağazalardan satışların başlayacağı haberini verdi” diyen Şen, bu gelişmelerin acenteleri kaygı ve endişeye boğduğunu vurguladı.
Doğan Şen, TOBB Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar’ın “Denetim mekanizmaları sürekli işliyor ve geliştiriliyor. Ancak acente dışı diğer dağıtım kanalları için bunu söylemek mümkün değil. Bankalar, doğrudan satış kanalları ve kısmen brokerler için hem düzenleme hem de uygulama eksikliği bulunuyor. Dağıtım kanalları arasında oluşabilecek haksız rekabetin önlenebilmesi için gerekli düzenlemelerin ivedilikle yapılması şart” dediğini aktardı. Dağıtım kanalının sektörün tüketiciyle buluşma noktası olduğunun altını çizen Yorgancılar’ın dağıtım kanalı sağlıklı olmazsa müşteri memnuniyetinden bahsedilemeyeceğine dikkat çekerek günün en anlamlı açıklamasını yaptığına değinen Şen, Yorgancılar’a SAB olarak yürekten teşekkür ettiklerini dile getirdi.
‘ACENTELER DAHA ETKİN KULLANILMALI’
Uzaktan satış yöntemine kökten karşı olmadıklarını vurgulayan Şen, “Değişen ekonomik konjonktür, sürekli gelişen dijital yazılımlar ve müşteri beklentilerindeki yeni talepler klasik sigortacılığı zorluyor. Bizler değişimin karşısında durulamayacağını bilen aydın bir kesimiz. Biz acentelerin sistemden koparılması yerine sistemde tutulmasını, sürekli eğitim ve inovasyonla daha etkin kullanılmasını, hâlâ sektörün en önemli satış kanalı olan acentelerin hak ve hukukunun korunmasını bekliyoruz. Bunun gerek Hazine gerekse TOBB ne kadar çözüm üretse de sigorta şirketleri istemedikçe mümkün olmadığını kavradık” diye konuştu.
Şen, konuyla ilgili sözlerine şöyle devam etti: “Bu sempozyuma sigorta şirketlerinin en az yüzde 80’inin katılarak ‘Biz acenteleri seviyoruz ve onlarla büyümek hedefimizdir’ diye haykırmalarını beklerdik. Bu üstelik milli bir görev, acenteler ülke ekonomisinin orta direğini ihtiva ediyor. Orta kesimin korunması halinde sağlam sürdürülebilir ekonomilerin oluşacağını herkes bilir.”
‘DİĞER SATIŞ KANALLARINA KARŞI DEĞİLİZ’
Acentelerin, bankaların satış yapmasına karşı olmadığını söyleyen Doğan Şen, “Banka müşteri portföyünü acenteye açsın, acente donanımıyla bankanın yenilemelerini takip etsin, çapraz satış yapsın, hasarları yönetsin ve müşteri memnuniyeti oluşsun, komisyonun belli bir kısmını bankayla acente paylaşsın dedik, olmadı. Eğer bu yapılsaydı çoklu şirket acentelikleri bugün bu kadar yoğunlaşmayacaktı, iş paylaşımına gerek kalmayacaktı, haksız rekabet olmayacaktı. Banka, acente, sigorta şirketi arasındaki haksız çekişme olmayacaktı” dedi.
“Şimdi bankasüransı geliştirmek için çok büyük yatırımlar yapılıyor, personeller istihdam ediliyor, acenteler yok ediliyor. Sigorta şirketi, acente ve tüketicinin kazanacağı modelleri yaratmak zorundayız diye yıllardır söyledik, ama maalesef gittikçe umutlarımız azalıyor” diyen Şen, tüm sektör oyuncuları istemedikçe sektörün hal ve gidişatının düzelmeyeceğini söyleyerek sözlerini noktaladı.
http://www.sigortacigazetesi.com.tr/haberler/81-haberler/5921-siaciesim-sektor-el-ele-vermeli.html

Hakkımızda irmakaja_sab

Ayrıca Kontrol Edin

SAB Yeni Yönetim Kurulu Görev Dağılımı

SAB Yeni YÖNETİM KURULU Soldan sağa:Fuat Bozkurt,Selim Koşak,Nuri Peri-Sayman,Burcu Yıldız Yenigün,Reşit Çakas-Başkan,Kemal Yankuncu-Başkan Yardımcısı,Ayberk Dönmez,Erdinç …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir