BES’İN GELİŞMESİ İÇİN SATIŞA ACENTELER DE DAHİL OLMALI

SAB Başkan Yardımcısı Ayhan Çakas, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) satış sürecine acentelerin daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Acentelerin sistemi vatandaşa detaylıca anlatabileceğini ve ödenen katkı paylarını katılımcının profiline göre önerebileceğini kaydeden Çakas, sistemin de bu şekilde daha çok gelişeceğini vurguladı.

 

Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkan Yardımcısı Ayhan Çakas, Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) 27 Kasım 2003 tarihinde uzun araştırmalar sonucunda yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Dünyada birçok ülkede araştırmalar yapıldığını aktaran Çakas, “Kabul etmek gerekir ki, sisteme epey emek verildi. Dünyada diğer ülkelerdeki uygulamalar ve satış sistemlerinin yapısı bizim yapımıza uygun hale getirildi” dedi.
“Nitekim satışta belli bir eğitim düzeyinde olmak ve daha sonra sınavlara girme koşulu ve standart çalışma getirilmesi en önemli konulardan biriydi. Tabii ki olması gereken de bunlardı. Ancak yaklaşık 14 yıllık zaman geçmesine rağmen istenilen seviyeye ulaşılamadı. Çünkü sistemin birçok ayağı eksikti” diyen Çakas, bu önemli ayaklardan biri olarak acente kanalından yeterince yararlanılamamış olmasına işaret etti.
Şu anda emeklilik alanında faaliyet gösteren birçok sigorta şirketinin geçmişinde ve tecrübesinde acente kanalının emeği olduğunun altını çizen Çakas, buna karşın bireysel emeklilik kurgulanırken veya hazırlanırken, satış ve hizmet için acente kanalının otoriteler ve sigorta şirketleri tarafından göz ardı edildiğini dile getirdi.

‘SİSTEMİ ACENTE BÜYÜTÜR’
Türkiye’ de yaklaşık olarak 17 bin acentenin olduğunu vurgulayan Çakas, “Her acentede çalışan kişi sayısı göz önünde bulundurularak bu sisteme kanalize edilseydi, hem istihdamın artması hem de sistemin daha iyi anlatılarak sindirilmesi, büyümesi sağlanmış olacaktı. Eminim ki fon büyüklüğü bugün 1.5-2 katı kadar olacaktı. Ne yapıldı? Bankalar kanalı ile veya dijital kanallardan bu yapılmaya çalışıldı” diye konuştu.
Bu kanalların da elbette olması gerektiğini söyleyen Çakas, ancak isteğe bağlı sosyal güvenlik sistemlerinden biri olan BES’in insanlara iyi anlatılmasının da önemli olduğunun altını çizdi.
1980-1990’lı yıllarda bile hem risk hem de emekliliği içerdiği halde hayat sigortalarına binlerce kişinin katılımının sağlandığını kaydeden Çakas, “Demek ki ülkemizin buna ihtiyacı varmış. Kaldı ki BES sadece hem birikime yönelik, hem tamamlayıcı, hem de tasarruf içermesi açısından çok faydalı bir sistem” dedi.

‘KATKI PAYLARI DOĞRU BELİRLENMELİ’
Devletin bu konuda önemli bir desteği olduğu gerçeğini vurgulayan Çakas, “Bilindiği gibi sisteme yatırılan katkı payının %25’i kadar katkı sağlanmaktadır. Bir vatandaşın bankadan kredi alırken 100 lira hesap açtırması, tabiri caizse hatır için açılmış bir hesap gibi algılanabiliyor. Doğal olarak işin ciddiyetinin karşı tarafa iyice yansıtılmadığı gerçeği ortaya çıkıyor. Halbuki bu başka bir iş, başka bir şey. Yani bir insanın ayda 1.000 lira ödeyebilecekken 100 lirayla sisteme dahil edilmesi veya tam tersine 200 lira ödeyebilecekken 500 liradan sisteme dahil edilmesi de yanlıştır” diye konuştu.
Bu noktadan hareketle acente kanalının, yani tanımlama olarak mesleği sigortacılık olan kişi veya kişilerin bu sisteme hizmet vermesinin her açıdan faydalı olacağını söyleyen Çakas, doğal olarak bu konunun önce vatandaşa iyice anlatılması, daha sonra sisteme dahil edilmesiyle daha iyi ve kaliteli sonuçlar alınacağını, böylece amaca daha iyi hizmet edileceğini belirtti.

‘SİSTEM DAHA İYİ ANLATILMALI’
Durum böyle devam ettiği sürece ilerleyen zamanlarda daha önemli sorunlarla karşı karşıya kalınacağına dikkat çeken Çakas, sözlerine şöyle devam etti: “Acente satış kanalı olmaktan çıktı sayılır. Çünkü sadece bir veya iki kişilik istihdamla bu iş olmaz. Ayrıca organizasyonla bu işi yapmak gerekir.
Sistemin insanlara iyi anlatılması gerekir. İnsanları sisteme dahil ederken hedef kitle ve kişiler iyi belirlenmelidir. Sistem iyi anlatılmadığı sürece insanların BES ile ilgili önceliği olmayacaktır. Ödenen katkı payları katılımcının profiline göre önerilmelidir. Aksine ilerleyen zamanlarda veya vade sonunda katılımcıların alacağı rakamlar beklentilerini karşılamayabilir. Bu nedenle fon büyüklüğü de istenilen hedefe ulaşmayacaktır.”
“Otorite ve sigorta şirketleri yeniden acente kanalından nasıl faydalanabilir” konusunun ele alınması gerektiğini dile getiren Çakas, “Bu durum düzeltilmedikçe hem istihdam kaybı olacak, hem de BES maalesef sorunlu olmaya devam edecektir. Tahmini olarak sadece istihdam kaybı 100 bin kişi civarındadır. Şöyle ki 17 bin acente 6 kişiyi istihdam etse, bu 102 bin kişinin istihdamı anlamına gelir. Kabaca kişi başı milli gelir 10 bin dolar civarında olduğuna göre gayrisafi milli hasılanın %10’u kadar fon hedefi 80 milyar dolar demektir. Böylesine ciddi ve önemli bir sistemden bahsediyoruz. G-20 ülkeleri arasında yer almak isterken en az gelişmiş ülkeler kategorisinde olmak elbette ki üzücüdür. Sivil toplum örgütleri arasında yer alan SAB, konunun önemini Hazine veya ilgili merciler nezdinde tekrar gündeme getirecektir.”

16 Nisan 2017

Hakkımızda irmakaja_sab

Ayrıca Kontrol Edin

10 KASIM

10 Kasım;‘Sevgi, saygı, minnet öğretilmez, hissedilir’ cümlesinin gerçekliğinin halkımızca ispatlandığı gün. Zor ve yıkık bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir