Hayat’a dönüş acentelerle olacak

Hayat’a dönüş acentelerle olacak

Hayat sigortalarının, büyük bir potansiyele sahip olduğunu, ancak çoğu zaman diğer sigortacılık branşlarının yanında sönük kaldığını belirten Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Çakas, “Sadece 80’li yıllardan 2003’e kadar yürütülen hayat sigortacılığını, hacim bakımından istisna olarak kabul etmek gerekiyor. Özellikle 1984 yılı birikimli hayat sigortaları için bir milat kabul edilmeli. O tarihten 2003 yılına kadar sigorta şirketleri özellikle acentelerin yoğun çabalarıyla sadece bir ürünle binlerce kişiye ulaştı, azımsanmayacak büyüklükte fonlar sağladı. Kısıtlı sayıda ürünle bile uzun yıllar üretim yapılabilmesinin sırrı, o dönemde hayat sigortalarının esasen bugünkü bireysel emekliliği ikame eden bir durumda olmasından kaynaklandı” hatırlatmasında bulundu.

Bununla birlikte hayat sigortalarında kimi sıkıntıların yaşandığını sözlerine ekleyen Çakas, “Büyük bir kesime ulaşarak, sigortalılar tarafından da kabul gören hayat sigortaları poliçelerinden alınan sonuçlar ne sigortalıların ne de sigorta şirketlerini ve acentelerin beklentilerini karşıladı. Hatta zaman zaman dönemin bazı hayat sigortası şirketleri sundukları ürünlere sahip çıkmadı” diye konuştu.

Sektörün deneyimli yöneticisi Çakas, “Peki bunca emeğe rağmen birinci nesil olarak kabul edebileceğimiz hayat sigortaları, özellikle birikimli hayat sigortaları neden hak ettiği yere ulaşamamıştır?” sorusuna şöyle cevap verdi:

.“Öncelikle bu ürünlerin satışa sunulduğu dönemlerde enflasyon ve faiz oranlarının %60’ın üzerinde olması, sigortalıların süre sonunda ulaşacakları birikimler ile ilgili beklentilerini yükseltmiştir.”

“Bu ürünlerin tamamına yakını karma hayat sigortası olarak sunulmuş, doğal olarak çok ciddi mortalite primleri kesintisi olmuş, dahası gerçek yaş uygulamasına dayalı bir kesinti yapılmamıştır. Yani 18 yaşındaki sigortalıdan da 60 yaşındaki sigortalıdan da aynı kesinti yapılmıştır. Gerçek yaş uygulamasına ancak 1998 yılından sonra geçilmiştir. Ayrıca bu poliçelerden yapılan yönetim gideri kesintileri ile ilgili o dönemde herhangi bir yasal düzenleme olmadığı için son derece yüksek kesintiler yapılmış, sigortalı beklentisi birikim yönünden hesaba katılmamıştır.”

“Tüm bu kesintilere rağmen birikimli hayat sigortaları bugünkü bireysel emeklilik ihtiyacını karşılayan bir sunumla piyasaya sunulmuş, ne yazık ki hem aracılar hem sigorta şirketleri buna göz yummuştur. Ağır aksak bir şekilde 2003 yılına gelindiğinde, yaklaşık 20 yıllık bir çabanın sonucunda sisteme katılmış olan sigortalıların büyük bir çoğunluğu ya ayrılmış ya da prim ödemeye ara vererek sistemin dışında kalmayı tercih etmişlerdir.”

Hayat sigortalarını tarihsel olarak anlatmaya devam eden Çakas, 2003 yılına gelindiğinde hayat sigortaları şirketlerinin büyük bir kısmının emeklilik şirketine dönüştüğünü ve bu şirketlerin tamamen bireysel emeklilik sistemine motive olduklarını belirtti. Çakas, “Hâlbuki hayat sigortalarındaki birikimler daha sonra aktarım yoluyla bireysel emeklilik fonlarının büyümesinde çok büyük katkı sağlamışlardır” diye konuştu.

‘HAYAT SİGORTALARININ EN ÖNEMLİ GERÇEĞİ ACENTEDİR’

1984’ten 2003’e kadar geçen sürecin en önemli gerçeğinin acenteler olduğunu vurgulayan SAB Başkanı Çakas, “Acenteler bu dönemde hayat sigortası satışına devam edebilmek için ciddi bir direnç gösterdi. Ancak günün koşulları gereği 2003’ten itibaren bireysel emeklilik ürünlerini satmaya motive oldular. Bu arada emeklilik şirketleri de hayat branşındaki portföy açıklarını krediye bağlı poliçelerle kapatmaya çalıştı. Banka şubelerinde hayat sigortası başvuru formları, kredi evraklarının bir parçası haline geldi. 2003’ten 2018’e kadar yaşanan bu süreç hayat sigortacılığının 15 yıl kaybetmesine neden oldu” dedi. Geçen 15 yılın ardından bugünlerde bireysel emekliliğin otomatik katılım sistemine bağlanmasıyla şirketlerin kâr getirecek ürünlere dönmesinin zorunlu hale geldiğini ve hayat sigortacılığının krediye bağlı poliçelerle istenen düzeye gelemeyeceğini vurgulayan Çakas, şunları söyledi:

‘TEŞVİK EDİCİ BİR KOMİSYON YAPISI GELİŞTİRİLMELİ’

“Bugüne kadar yaşanan süreç ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar hayat sigortaları tarifelerinin yeniden gözden geçirilmesine, ihtiyaca göre ürün tasarlanmasına, yönetim gideri kesintilerinin daha makul seviyede olmasına katkıda bulundu. Birikimli hayat sigortaları vefat teminatı içeren poliçelerden ayrıştırıldı ve müşterinin talebi doğrultusunda sunulabilecek birçok yeni ürün geliştirildi. Dahası bu poliçeler için çok ciddi vergi indirimi avantajları sunuldu. Sigortalılara ödedikleri primin önemli bir bölümünü vergi indirimi yoluyla geri alabilme imkanı sağlandı.

Ancak tüketici bu gelişmelerin farkında değil. Dolayısıyla bu ürün henüz istenen büyüklük seviyesine ulaşamadı. Bu noktada acentelerin satış kanalı olarak devreye alınması artık kaçınılmaz. Çünkü hayat sigortaları yapıları gereği acentelerin çok iyi aşina olduğu bir sigorta branşı. Ayrıca bu ürünlerin gerekirse sigortalılara bire bir anlatılması gerekiyor. Bu noktada acentelerin önemi tekrar ortaya çıkıyor. Bu nedenle bu ürünler için teşvik edici bir komisyon yapısının geliştirilmesi gerekiyor. Özetle ‘hayat’a dönüş acentelerle olacaktır. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir.”

SAB Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Çakas, hayat sigortalarının satışında acentelere önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak “Hayat sigortaları yapıları gereği acentelerin çok aşina olduğu bir sigorta branşı. Bu ürünler için teşvik edici bir komisyon yapısının geliştirilmesi gerekiyor. Özetle ‘hayat’a dönüş acentelerle olacaktır” dedi.

Reşit Çakas

 

 

Hakkımızda sab

Ayrıca Kontrol Edin

Tüzel Acente T. Personel yükümlülüğü kaldırılmıştır

Değerli Meslektaşlarımız, Bilindiği üzere, Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “İcra Komitesi, acentenin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir