SİGORTA ŞİRKETİ İLE ACENTE ARASINDA GÜVEN SAĞLANMALI

SAB Genel Sekreteri Fuat Bozkurt, güvensizliğin sektörde önemli bir sorun olduğunu ifade etti. Sigorta şirketlerinin acentelerine, acentelerin de sigorta şirketlerine güvenmesi gerektiğinin altını çizen Bozkurt, taraflar arasında güven inşa etmek için neler yapılabileceğini Sigortacı Gazetesi ile paylaştı.

 

Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Genel Sekreteri Fuat Bozkurt, bazı uygulamalar sonucunda sigorta şirketleri, acenteler ve sigortalılar arasındaki güven duygusunun erozyona uğramaya başladığını dile getirdi. Bozkurt, “Mesleğimizin en büyük sermayesi olan güveni inşa etmek oldukça zor, ancak yıkmaksa son derece kolaydır” dedi.
Bozkurt, güven duygusunu aşındıran sorunlarıysa şu şekilde sıraladı:
* Bazı sigorta acentelerinin yaptığı yanlış uygulamalar sebebiyle, meslek mensuplarının tamamının cezalandırılması,
* Mevzuattaki bazı değişiklikleri fırsat bilerek, fesih kolaylaştırıcı maddelerin acentelik sözleşmelerine eklenmesi, acentelerin bu sözleşmeleri imzalamak zorunda bırakılması ve fesihlerde acentelerin portföy mülkiyet haklarına saygı gösterilmemesi,
* Trafik sigortası üretimi yoğun olan acentenin komisyon oranının düşürülmesi, ‘acentenin toplam üretimdeki payı gerekçesiyle’ üretimi arzu edilmeyen branşlar için komisyon oranlarının bir fren sistemi olarak kullanılması,
* SBM ile prim hesaplama portalının devreye girmesiyle birlikte bazı sigorta şirketlerinin acentelerin portföyünü hedef alan doğrudan satış faaliyetlerinde bulunması,
* Çoklu acente olarak çalışan acentenin portföyüne dönük çapraz satış girişimleridir.
Bozkurt, konuyu kısaca şu şekilde açıkladı: “Çoklu çalışan bir sigorta acentesi, müşterisinin kasko poliçesini A sigorta şirketinden, trafik poliçesini ise B şirketinden düzenleyebilmektedir.
A sigorta şirketi, trafik poliçesi yenileme zamanı yaklaştığında trafik poliçesini de kendisinden ve direkt satış kanalıyla düzenletmesi talebiyle bir bilgilendirmeyi elektronik posta ile göndermektedir. Mesajı alan sigortalı öncelikle acentesini arayıp A sigorta şirketinden bir elektronik posta aldıklarını bunun açıklamasının ne olduğunu sormaktadır.  Şirketine güvenerek müşteri bilgilerini doğru giren acenteler, yenileme döneminde acentesi olduğu sigorta şirketinin kendisiyle rekabet etmesiyle birlikte güven erozyonu yaşamaktadır.”

‘ACENTE EN UYGUN SEÇENEĞİ ARAYIP SUNUYOR’
Sektörün elbette güçlü, güvenilir ve mali yapısı sağlam sigorta şirketlerine ihtiyacı olduğunu dile getiren Bozkurt, “Ancak ürün ve hizmetlerin aynılaştığı bir ortamda sadece marka tercihleri önemini yitirmektedir. Bu noktada müşterilerini yakın şekilde tanıyan acenteler devrededir. Müşteri için en uygun seçeneği arayıp sunan yine acentelerdir. Sigortalılar da uzun zamandır tanıdıkları ve hizmet aldıkları bu ticaret erbabına son derece güvenmektedir. Hangi sigorta şirketinin ürününün satılacağı konusunda acenteler müşterilerin en çok dikkate aldıkları referans kişiler olmaktadır. Acenteler de sigortalıları için en iyi hizmeti sağlayabilecekleri, prim/hizmet dengesini sağlayan ve güvene dayalı bir ilişki içinde oldukları şirketleri tercih etmektedir” diye konuştu.
Bozkurt, sözlerine şöyle devam etti: “Sigortalıları anlayıp, beklentilerini karşılayacak şekilde ürün geliştirmek, yenilikçi hizmetler ve hasar yönetimiyle farklılık sağlayacak uygulamalar geliştirmek yerine acentenin portföyüne direkt pazarlama yapmak, çağrı merkezi, direkt satış ekipleri vasıtasıyla üretim yapmaya çalışmak, pazarı büyüterek kaliteyi artıracak faaliyetler değildir.”
Sigorta şirketlerinin acentelerinin gelişimi için eğitim düzenlemediğini, sigortalılara sunulacak şirket logolu promosyonların bile acentelere ücretli olarak dağıtıldığını belirten Bozkurt, “Acentelerini göz ardı etmeyen, değersizleştirmeyen, onları gerçek anlamda iş ortağı olarak gören,  acentelerine yatırım yapan sigorta şirketleri bu sürecin sonunda kazançlı çıkacaktır” dedi.
“Sigorta şirketleri acentelerine, acenteler de sigorta şirketlerine güvenmelidir. Güvenin inşası için tüm sektör birlikte çalışarak çözüm bulabilir” diyen Bozkurt, güveni sağlamak için acentelerin neler yapabileceğiniyse şu şekilde sıraladı:
* Mesleğimizin gelişimine katkıda bulunmak üzere acente dernekleriyle bağlarımızı güçlendirerek, çalışmalarına aktif katılımda bulunmak,
* Düşüncelerimizi, tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi paylaşmak, mesleki ve sosyal etkinliklere katılmak,
* Sigortalılarımızı en doğru şekilde bilgilendirmek, poliçelerini üretmek, tahsilatlarını gerçekleştirmek, hasarlarını takip ederek sonuçlandırmak,
* Sigortalılarımız için 7/24 erişebilir olmak,
* Müşterimizi iyi tanımak, bağlılıklarını artıcı diğer hizmetlerimizi sürdürmek,
* Mesleki deneyim ve bilgi birikimimizi sigortalılarımızın hizmetine sunmak, danışman ve yönlendirici olmaya devam etmek,
* Yanlış uygulamalarıyla mesleğimize zarar verenleri ilgili kurumlara bildirmek,
* Ar-Ge ve Danışmanlar Grubu olarak STK’larımız vasıtasıyla sektöre destek vermek,
* Sürekli eğitimle, gündem ve mesleki konularda kendimizi geliştirmek, güncel tutmak,
* Sigorta pazarını büyütecek, ülkemizde kişi başına prim üretimini artıracak, yenilikçi satış modelleri geliştirmek,
* Altyapı ve dijitale yatırım yapmak.

3 Mart 2017

Hakkımızda irmakaja_sab

Ayrıca Kontrol Edin

10 KASIM

10 Kasım;‘Sevgi, saygı, minnet öğretilmez, hissedilir’ cümlesinin gerçekliğinin halkımızca ispatlandığı gün. Zor ve yıkık bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir