Sigortacılık Genel Müdürlüğü`ne SAB Ziyareti

SAB Yönetim Kurulu, Ankara’da Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’ne ziyarette bulundu. SAB, sektöre yönelik görüş ve önerilerini 3 ayrı dilekçe ile Sigortacılık Genel Müdürü Şerif Çakırsoy ile DASK Daire Başkanı Murat Kayacı’ya sundu.

SAB Yönetim Kurulu, 20 Haziran 2017 tarihinde Ankara’da Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’ne önemli bir ziyarette bulundu. SAB Yönetim Kurulu’nun tam kadro katıldığı ziyarette, sigorta sektörünün düzenleyici kurumuna SAB’ın görüş ve önerileri yazılı metinler halinde sunuldu. İlk önce Sigortacılık Genel Müdürü Şerif Çakırsoy’a şu metin sunuldu: 1-) Zorunlu Sigorta Çeşitlerinin Çoğaltılması, Var Olanların Takibi ve Kontrolü. Sektörümüzün büyümesine, acentelerin satışını artırmasına vesile olacak bu poliçelerin takibi ve yaygınlaştırılması ülkemiz yararına olacaktır. A-) Mevcut zorunlu sigortaların takibi. a-) Otopark, araç bakım, servis istasyonları gibi motorlu araçlarla ilgili faaliyetlerde bulunanların zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmamaları nedeniyle birçok kişi mağdur olmaktadır. İspark’ların bu sigorta kapsamında olması sağlanmalıdır. b-) Maketten konut satanlar, kefalet sigortası vb. zorunlu sigortaların takibi yapılmalıdır. Teminat bulmakta güçlük çeken sigorta şirketlerine Türkiye Sigorta Birliği yardımcı olmalıdır. c-) 1-Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortaları * Yaklaşık 8 yıl önce uygulamaya giren bu poliçelerin teminatlarının artık yetersiz olduğu kanaatindeyiz. * Özellikle 3. ve 4. risk grubu (jinekoloji, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi, acil tıp, anestezi, göğüs cerrahisi, beyin ve sinir cerrahisi, çocuk yoğun bakım, kalp ve damar cerrahisi) poliçeler sorun olmaya devam etmektedir. Bu branşların tabiatı gereği yıllarca devam eden mahkeme süreçleri ve tahmini açılan hasar dosyaları nedeni ile sigorta şirketleri yüklü karşılık ayırmak zorundalar. Ayrıca her yıl bu karşılıklar ilgili yasalar ve kanunlar gereği güncellenmektedir. Bu nedenle sigorta şirketlerinin hasar dosyaları kabarmakta, dolayısıyla acentelerin H/P dengesi olumsuz etkilenmektedir. d-) Acenteler zorunlu sigortalardan doğan hasarlardan sorumlu tutuluyor, rapellerini alamıyor, hatta kapatılıyorlar. Acentelerin zorunlu sigortalar hasarlarından sorumlu tutulmaması yönünde uygulamaya ihtiyacımız vardır. B-) Yeni zorunlu sigortaların oluşturulması. a-) Kiraya verilen mecurlarla ilgili olarak mal sahibinin kiracıya, kiracının mal sahibine karşı sorumluluğu (Yangın mali sorumluluk ve 3. şahıs sorumluluk) zorunlu hale getirilmelidir. b-) Umuma açık yerlerle, insanların geçici olarak ikamet ettiği /bulunduğu okul, hastane, sinema, tiyatro, otel, pansiyon, lokanta gibi yerleri işletenlere yangın mali sorumluluk ve 3. şahıs sorumluluk sigortalarını yaptırma zorunluluğu getirilmelidir. c-) Tüzel ve özel kişilere inşaat ruhsatı verilirken Zorunlu İnşaat All Risk sigortası ve İşveren hukuki sorumluluk sigortası yaptırma şartı getirilmelidir. 2-) Trafik Sigortası Kesememe Sorunu. A-) Üst limiti sınırlı tarifeye karşı sigorta şirketlerinin pasif savunmaları devam ediyor. Bu nedenle acenteler çok ciddi iş ve komisyon kaybediyor, sigortasız araç sayısı artıyor, sektöre güven hızla azalıyor. a-) Sigorta şirketlerini hareketlendirmek adına aylık %1 rutin prim artışı %1.5’e iblağ edilebilir. b-) Kamuya ait sigorta şirketleri poliçe yapmak konusunda kısıtlamaya gitmeyerek özel sigorta şirketlerine rehberlik yapabilir. c-) Çok sayıda kaza yapan araç işleteni ortak havuza alınarak, sigorta şirketleri bir ölçüde rahatlatılabilir. d-) Daha önce bahsettiğimiz üzere, trafik cezaları caydırıcı seviyede artırılmalı 3 kere kaza yapan eğitime tabi tutulmalı, kaza yapmaya devam etmesi halinde kalıcı olarak ehliyetine el konulmalıdır. Böylece ülkemiz hasar frekansı düşürülmeli, sigorta şirketlerinin, Sağlık Bakanlığı’nın ödeyeceği tazminat yükü hafifletilmelidir. e-) Ticari araçlara, kayıtlı kamera ve sürücü kayıt cihazlarının monte edilmesi zorunlu hale getirilerek sürücülerin kontrolü sağlanmalıdır. BES’TE ACENTELER UNUTULUYOR Şerif Çakırsoy ile Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) hakkında da görüşen Doğan Şen, burada acente kanallarının ikinci, üçüncü plana atıldığına işaret etti ve şunlara dikkat çekti: “BES’te uzun süre kalan kişi sayısı yetersizdir. Sigorta şirketlerine teklifimiz; ya oluşturulan kümülatif katkı payından %1-2’lik komisyon veya yarattığımız portföyden belli bir payın bize verilmesidir. Maalesef bu yapılmamaktadır. Eğer bu sorun çözülürse otoritenin önemsediği 2 konuda hızlı ilerleme kaydedilecektir: 1-Fon büyüklüğünde düzenli büyüme sağlanacaktır. 2- BES aracısı ve yardımcısı olarak istihdam artışına çok ciddi katkımız olacaktır. Öneriler: a) Türkiye’de BES’e geçişte acentelerin 2003’ten bugüne kadar oynadığı rol göz önünde bulundurulmalı, acente kanalının yeniden aktif rol alması için gerekli önlemler alınmalıdır. Gerçek kişi ve tüzel kişi acentelerde acente müdürleri BES aracısı kimliği almalıdır. b) Bu sistem için katılımcılardan yapılan kesintiler, katkı payı tutarlar vs. giderler Hazine tarafından belirlendiğine göre acentelerin alacağı komisyon da bu şekilde değerlendirilerek belirlenmelidir. c) İlk satıştan kesinti yapılarak komisyon ödemesi BES’in tabiatına uygun olmadığına göre, acentelerin alacağı komisyon emeklilik şirketlerinin fondan elde ettiği gelir üzerinden uzun vadeli bir paylaşım modeli belirlenmeli. Bu şekilde acenteler de uzun vadeli planlar yapabilir, istihdam yaratabilirler. Bu yaklaşım daha kaliteli bir hizmetle birlikte ayrılma oranlarının düşmesine, fonun düzenli olarak büyümesine ciddi bir etki yaratacaktır. ‘DASK KOMİSYONLARI ARTIRILMALI’ SAB Yönetim Kurulu, Hazine Müsteşarlığı’nda DASK Daire Başkanı Murat Kayacı’yı da ziyaret etti. SAB Yönetim Kurulu ziyarette DASK satışlarının artırılması için görüş ve önerilerini şu şekilde sıraladı: Abonelik işlemlerinde ya da mecurun satışı esnasında istenen DASK daha sonra yenilenmemektedir. a-) Zamanında yenileyenlere daha yüksek bir indirim, yenilemeyenlere ise cezalı prim tatbik edilmelidir. b-) Kamu spotları ile okullarda verilecek eğitimlerle DASK’ın önemi anlatılmalıdır, SAB eğitim konusunda öncü olmak istemektedir. c-) DASK komisyon oranı düşüktür, asgari komisyon en az 50 lira olmalıdır. d-) DASK komisyon oranı düşüktür üstelik bu komisyon sigorta şirketlerinin belirlediği keyfi ölçülerde acentelere verilmektedir. Bu nedenle DASK satışının DASK portalından direkt profesyonel acentelerin yapmasını, komisyonun tamamının acentelere verilmesini istemekteyiz. DASK poliçesi kesilirken sigorta ettirenin beyanına göre poliçe yapılmaktadır. Acenteler bunun kontrolünü yapamadığı için prim kaybı oluşmaktadır. a-) Bilindiği üzere DASK için mecurun metrekaresi bürüt hesaplanmalıdır. Belediyeler emlak vergisindeki brüt metrekare bilgilerini adres kodlama sistemine girebilir, bu yöntemle kontrollü poliçe kesilir prim kaybı engellenir. b-) Mücavir alan dışındaki meskenlere DASK poliçesi kesilmesi zorunlu değildir. Oysa köy ve mezralarda bile betonarme esaslı binalar yapılmaktadır bu meskenlerin de sigorta kapsamında olması zorunlu tutulmalıdır.

Hakkımızda irmakaja_sab

Ayrıca Kontrol Edin

10 KASIM

10 Kasım;‘Sevgi, saygı, minnet öğretilmez, hissedilir’ cümlesinin gerçekliğinin halkımızca ispatlandığı gün. Zor ve yıkık bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir