Son günlerde gündemi dolduran konu hakkında görüşlerimiz

Sektör gündemi hakkında SAB Görüşü:
Bir sigorta şirketinin ,acenteler toplantısında Genel Müdürün acenteler ve eksperler hakkında tepki çeken konuşmasına , biz acentelere ve derneklere yapılan haksızlığa genel manada cevabımızdır .
Konuşmaları tek tek ele aldığınızda gerçekten acenteleri ve Acente teşkilatlarını üzen konuşmalar olduğunu görmekteyiz , ancak bunu böyle kabul etmek , mikro analizler ve tenkitler yapmak yerine büyük resme bakmak ve konuşmayı da böyle değerlendirmek , akil ve birleştirici olmaya ihtiyacımız olduğu bu dönemde bir zaruret olarak karşımıza çıkmaktadır. Aksi taktirde acente ve sigorta şirketleri arasındaki uçurum derinleşecektir. Bu cümlemiz asla bir teslimiyetçilik yada pasifist yaklaşım değil , ihtiyacın ortaya konmasıdır.
Liberal ekonomi gereği serbest tarifeye geçiş; inançları, kültürleri, bireyleri, iş ortaklarını karşı karşıya getirmekte ve oluşan kaos ortamı sektörümüze zarar vermektedir. Serbest rekabetin zorlu şartları ile birlikte sigorta şirketlerinin pazardan pay alma iştahı , matematiksel yanlış uygulamaları özellikle motor branşında sektörün büyük zarara girmesine neden olmuş ,sigorta şirketleri de acente komisyonlarını düşürerek acenteleri bu zarara haksız yere ortak etmişlerdir. Serbest tarifeye geçmeden önce var olan samimi acente şirket ilişkisi bozulmuş , etik olmayan tavizler le acente kapma yarışı ,bankalara , plazalara farklı prim ve komisyon uygulamaları , alternatif satış kanalları yaratılmaya çalışılması ve sonuçta rekabet ortamında acentelerin diğer şirketlerden de acentelik alma mecburiyetleri doğmuştur , dolayısıyla ne yazık ki acentelerle şirketler karşı karşıya gelmiş güven unsuru zarar görmüştür.
Bu karşıtlıkları aşmak ve birleştirici olmak hataları yok etmeye çalışmak erdemli davranmak zamanı gelmiş hatta geçmektedir. Yaşadığımız bu ortamda ihtiyacımız olan budur. Gerek Sigorta şirketlerinin gerekse acentelerin birbirleriyle ilgili yaptıkları söylemler , itibarsızlaştırmalar hiç kimseye fayda sağlamaz , bunların hepsi sektörün ayağına kurşun sıkmaktan öteye gitmez. Akılcı ve birleştirici olma ihtiyacı had safhadadır . Acentelerin mağduriyetlerini görmek ve çözüm üretmenin tek yolu kudretli olan sigorta şirketlerinin , acenteyi anlamaktan ve kucaklamaktan geçtiğini özellikle belirtmek isteriz. Bilinmelidir ki biz acenteler, sigorta şirketleri ile eski günlerdeki gibi et ile tırnak olmak , omuz omuza olmak istiyoruz.
Biz SAB derneği olarak yıllarca her kesimin kazanacağı modelleri savunduk ve bunun için mücadeleler verdik çalışmalar yaptık ,Sigorta şirketi acentesiz , acente şirketsiz olmaz dedik. Bu gerçeği artık herkesin ama özelliklede Sigorta şirketlerinin görmesi gerekliliği ortadır bu bir mecburiyettir. TSB ziyaretimizde Genel sekreter Sayın Mehmet Akif Eroğlu’ nun bu minvalde görüşleri bizi umutlandırmış , acente şirket karşıtlığının ortadan kalkacağı ışığını görmek bizi heyecanlandırmıştır.
Acente ve eksperler sigorta sektörünün olmazsa olmazlarıdır.
Acentenin varlığını sürdürebilmesi için hak ettiği komisyonlarını alarak para kazanmaları gerekir ; çünkü biz acentelerin komisyondan başka bir geliri yoktur. Acenteler kazansın ki kendilerini güçlendirsinler sektörde kalıcı olsunlar , pazarlama örgütleri kursunlar , dijitale geçebilsinler ,Trafik sigortasından başka diğer ürünlerin satışlarına zaman ayırabilsinler ve sektörün büyümesine katkı sağlasınlar. Acentelerin kazancı şirketlere rahatsızlık vermemeli bilakis memnuniyet yaratmalıdır. Çünkü 80 yıllık sektörümüzde acentelerin ortalama yaşam süresi 11 yıldır. 80 yıllık bir sigorta acentesi yoktur ,50 yıllık acente ise birkaç tanedir. Asıl olan uzun süre yaşayan ,kurumsal, güçlü, gelişmiş ,rehber olacak acenteleri çoğaltmaktır.
Sigorta şirketleri özellikle Trafik sigortalarında prim rekabeti yerine hizmet rekabeti yaparlarsa optimum fiyatlar belirlenirse , acenteler korunur ve desteklenirse , acenteler arasında ne iş paylaşımı kalır , nede sadece trafik sigortası satan acente yapısı.
Sigorta şirketi kazansın ki biz acentelerde kazanalım, doğrudur ama zarardan bizim sorumlu tutulmamız asla kabul edilemez , ne tarifeyi biz yapıyoruz nede öngörülmeyen hasarları biz yaratıyoruz.
Acentelerle ilgili anlayış , komisyon oranı , portföy mülkiyet hakkı , bu konuda standart olması gereken her ne varsa şirket yöneticinden diğer bir şirket yöneticisine değişmemeli , adil bir acentelik sözleşmesi hayata geçirilmelidir. Acentenin hakkı , bir kişinin iki dudağının arasına bırakılmamalı hukuki bir düzenlemeyle demokratik olunmalıdır. Sektöre ve Ülkemize yakışan budur.
Acente ; sektörün yükünü sırtlayan en büyük ama en az maliyetli satış örgütüdür. Tüm operasyon masrafları bizim üzerimizdedir , Müşteri ile sigorta şirketi arasında sektörü yücelten bir köprüyüz. Acenteler mesleğini zarar etme pahasına en zor şartlarda layıkıyla yapmaktadır.
Sektörün trafik sigortalarında zarar etmesine neden olan hukuki eksikliğin giderilmesinde TSB ve TOBB ele ele verip netice alınmadı mı ? TSB demek sigorta şirketleri ,TOBB demek SAİK yani acenteler demek değilmi ? Bu çalışmaları devam ettirebiliriz. Yeter ki biz bir olalım , birlikte olalım “Sigorta şirketi acentesiz, acente şirketsiz olamaz” felsefesine sıkı sıkıya sahip çıkalım.

Sivil toplum örgütleri demokrasinin olmazsa olmazıdır ,onlara sahip çıkmak ve amacı dahilinde çalıştırmak sosyal bir sorumluluktur. Acente derneklerini karalamak ve yıpratmak acentelerin gelişimine, demokratikleşmeye vurulan bir darbedir.
SAB Sigorta Acenteler Derneği olarak “ her kesimin kazanacağı modelleri savunduk savunmaya devam edeceğiz , büyük resme bakacağız , popilist davranmayacağız , acentelerin hak ve hukukunun çiğnenmesine asla müsaade etmeyeceğiz, gerçekçi çözümleri arayacağız , sektörümüzün ve ülkemizin kazanması için ne gerekiyorsa yapacağız .
Kamuoyuna ve sektörümüze duyurulur.
Saygılarımızla,
SAB YÖNETİM KURULU

Hakkımızda irmakaja_sab

Ayrıca Kontrol Edin

SEGEM 2019 SINAV TAKVİMİ

İlgili

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir